27 Ocak 2012 Cuma

Gelmiş geçmiş en kolay sorbet

Buna sorbet denirse tabi... Çocukluğumda, Beşiktaş'ta, doğduğum apartmandaki komşumuzun kızları Feyza ve Nişvan ile yediğim, ve hiç unutmadığım bir tat bu. Tadının güzelliğinden çok, kar yemek gibi büyüklerin şiddetle karşı çıktığı ve çocukların çok sevdiği bir eylemi, ulu orta, açık seçik, üstelik annelerinin yardımıyla yapabiliyor olmaları beni o kadar çok şaşırtmıştı ki, bu pekmezli kar büyülü bir şey gibi gelmişti adeta.


Süheyla Teyze, çocuklarını hiç hazır gıda yedirmeden büyütmüş bir anne. Değil marketteki hazır gıdalar, bayram şekeri bile evlerinde pek bulunmaz, bunun yerine tatlı hurmalar, meyvalar yenirdi. Her akşam yemeğinden sonra istisnasız, meyve tabakları çıkar, ailecek sohbet edilirken meyve doğranır ve benim gibi meyveden oldu olası hoşlanmamış biri bile sohbet ve oyun arasında o meyvelerden yer. Evine dordurma almak yerine sokaktan kar toplayarak çocuklarına karlı pekmez yapmak da tam Süheyla Teyzelik bir iş.


Kardeşim olmadığı için, benim yaşlarıma yakın olan komşu kızlarımız, o apartmanda oturduğumuz yıllarda ve sonrasında, bana birer abla, ve oyun arkadaşı oldular. Karlı pekmezi, doğru hatırlıyorsam onlarla bir kere yedim, bir daha da hiç (bu güne kadar) aklıma dahi gelmemişti. Tabi İstanbul'a eskisi gibi çok kar yağmayınca, ben de hava kirliliğinin, çamurlu karların, arabaların olmadığı adada oturuyor olunca, bu gün karlı pekmez yemek farz oldu.


Tabi burada işin içine, pekmez almak için bakkala çıkmam, adanın buz kaplı dik yokuşlarını aşarak bakkala ulaşmam, eve geldiğimde anahtarı almadan çıktığımı anlamam, ada hamallarından birinin yardımıyla aralık bir pencereden içeri atlamam gibi çeşitli maceralar da giriyor. Neyse ki sonunda, eve ulaşıp karlı pekmezimi yiyebildim.


Karlı pekmez dedik ama, ben pekmez ve benzeri aşırı tatlı şeyleri hiç sevmem, ama içine az pekmez katılmış tahini çok severim. Dolayısıyla bu gün karlı pekmez değil, karlı tahin pekmez yaptım.


Karlı pekmez, bu gün evlerde yapabildiğimiz onca sorbet, granita ve benzeri buzlu yiyecek karşısında eski, can sıkıcı, geri kalmış bir tarif gibi görünüyor belki ama bence hiç öyle değil. Dondurma yapımının en önemli noktalarından biri dondurmanın içine hava hapsetmektir, bu dondurmanın hafif ve yumuşak olmasını sağlar. Profesyonel dondurma makinaları bunu, hızla çırpılan karışımı yavaş yavaş soğutarak yaparlar. Böylece karışımın içindeki su donarken büyük buz kristalleri oluşturması engellenir, ve dondurmanın içine hava hapsedilmiş olur. Ancak nasıl bir dondurma makinesi kullanırsanız kullanın, asla sakin sakin havada uçuşarak üst üste konan incecik beyaz kar taneleri kadar hafif bir sorbet veya dondurma yapamazsınız. Ve o kar ne kadar müthiş bir şeydir, hem bu kadar yumuşak, hem kıtır kıtır, hem soğuk, hem tatlı, ve kendine özgü, temiz kokusu gerçekten hiç bir sorbetde bulamayacağınız özellikler.


Ama karlı pekmezin tek sırrı bu değil. İnsanların tat alma duyusu, vücut sıcaklığına yakın yiyecekleri daha tatlı algılar, dolayısıyla çok sıcak veya soğuk yiyecekler, ne kadar tatlı olurlarsa olsunlar, her zaman daha az tatlı olarak algılanacaktır. İşte benim gibi pekmez sevmeyen, kokusundan bile hoşlanmayan bir insanın, buz gibi karların içindeki pekmezi afiyetle yemesini sağlayan bu.


Şimdi, o karlar erimeden hemen bir kap kar toplayın ve karlı pekmezden veya tahinli granitadan, her ne demek isterseniz ondan bir kase de siz deneyin.


Tarif:


3 yemek kaşığı tahin üzerine 1 bardak kar ve 1 yemek kaşığı pekmez dökerek, karı ezmeden çok az karıştırın. İçinde tahin olan karışım, normal karlı pekmezden daha çabuk eriyecektir, az miktarda yapıp hızla tüketmekte yarar var.




Hiç yorum yok:

Yorum Gönder